?nsan Tüketim Canavar?na Dönü?memeli
??rnak Üniversitesi ?lâhiyat Fakültesi Ö?retim Üyesi Doç
??rnak Üniversitesi ?lâhiyat Fakültesi Ö?retim Üyesi Doç. Dr. ?brahim Baz, Antalya Mevlevîhânesi ?rfan Meclisi’ndeki söyle?isinde, tasavvuftaki “bir lokma, bir h?rka” anlay???n?n yanl?? yorumland???n? ve kötüye kullan?ld???n? söyledi. “Bir lokma, bir h?rka” anlay???n?n esas?nda üretimle de?il, tüketimle ilgili bir ilke oldu?unu vurgulayan Baz, “tasavvuf insanlara “çal??may?n, üretmeyin, tembellik edin, miskin miskin oturun” demiyor ki! Aksine her daim çal???n, üretin; ama tüketim canavar? olmay?n, ihtiyac?n?z kadar?n? tüketin, fazlas?n? ihtiyaç sahiplerine verin” diyor.
Yani insan?n yiyece?i, en fazla birkaç lokmad?r; giyece?i de bir kat elbiseden ibarettir. Nefs doyumsuz oldu?u için onun ihtiyac? kadar?yla yetinmeli ve fazla mal? can?m?z? ac?tacak ?ekilde verebilmeliyiz” dedi.
Zaman, Mekân ve ?nsan Tasavvuru
Bir medeniyetin ayakta kalabilmesi için zaman bilinci, mekân tasar?m? ve insan tasavvurundan olu?an üç temel unsur bulundu?unu belirten Doç. Dr. ?brahim Baz, ?slâm medeniyetinin temelinde de bu üç unsurun hakim oldu?unu hat?rlatt?. Tasavvuftaki ibnü’l-vakt kavram?n?n, içinde bulunulan ân?n gere?ini yerine getirmek ve ba?ka bir ?eyle me?gul olmama bilincini yerle?tirdi?ini ifade eden Baz, tekkelerin tasavvuf ve ihsan ahlâk?n?n ö?retildi?i mektepler oldu?unu dile getirerek sözlerini ?öyle sürdürdü: “?çinde bulundu?umuz Antalya Mevlevîhânesi gibi mekânlar, varl?klar ve olaylar kar??s?nda insan?n dervi? duru?unu kazanma yerleridir. Tekkeler, Yüce Allah’? her an görüyormu? gibi davranma bilincinin kazan?ld??? ortamlard?r. Mekân olmadan medeniyet olmaz.
Medeniyet ise ?ehirlidir. Öyleyse ?ehrin imar?, bu gibi mekânlarda in?a edilen medeniyet tasavvuruyla gerçekle?ir. ?lim gelene?imizin öncü kurulu?lar? olan medreselerde nesilden nesile bilgi ve ilim aktar?l?r. Tekkelerde ise irfan ve mârifet, yani duygu, zarafet ve sanat aktar?l?r. Bu da görerek aktar?m suretiyle insan görgüsünü geli?tirmek biçiminde gerçekle?ir. Bilgiyi davran??lar?na yans?tmadan malumat aktarana bilgiç denir. Ama bilgiyi hâl edinerek bütün tutum ve davran??lar?yla tecrübe edinen ve bu tecrübelerini yeni nesle aktaran kimseye ise bilge denir. ??te tasavvufî tecrübenin aktar?m alan? olan tekkeler, Ahmed-i Yesevî gibi, Hac? Bekta?-? Velî, Yunus Emre ve Hz. Mevlânâ gibi bilge ?ahsiyetlerin tecrübe ve ahlâk?n?n görerek aktar?ld??? çok önemli bilinçlenme mekânlar?d?r. T?pk? Peygamber Efendimiz’in ashâb-? suffe ile ve di?er sahabesiyle hemhal olduklar? gibi, bu mekânlar da insanlara sohbet yöntemiyle sahâbe mayas?n?n çal?nd??? yerlerdir. Dizler gibi gönüllerin de büküldü?ü, gönülden gönüle sohbetlerin gerçekle?ti?i mekânlard?r.”
Dinlemeyi Bilmek
?nsan?n kemâl yolculu?unda bilgi ve görgü elde etmek için ilk ve en önemli ad?m?n dinlemek oldu?una dikkat çeken Doç. Dr. ?brahim Baz, bu sebeple Hz. Mevlânâ’n?n Mesnevî’sine “dinle neyden” diyerek ba?lad???n? hat?rlatt?. Dinlemek için de önce susmak gerekti?ine vurgu yapan Baz, sükûtun, diyecek bir ?eyi olmamak manas?na gelmedi?ini; aksine söyleyecek sözü varken susup dinlemenin çok daha de?erli oldu?unu ifade etti. Yine dinlemenin duymaktan ibaret olmad???n?, bunun yan?nda kulak vermek de gerekti?ini dile getiren Baz, görerek ve tecrübe yoluyla hal transferi ve davran?? aktar?m?n?n gerçekle?ece?ini ve terbiye edilen nefsin çirkin huylardan kurtularak güzel ahlâkla donanaca??n? belirtti.
Bugüne kadar sekiz kitap ve çok say?da bilimsel çal??maya imza atan Doç. Dr. ?brahim Baz, söyle?isinin sonunda en son yay?nlad??? Sûfi ve Mem ü Zin adl? kitaplar?n? Akdeniz Üniversitesi Tasavvuf Ara?t?rmalar? Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Ögke’ye takdim ederken Antalya Mevlevîhânesi ?rfan Meclisi etkinliklerine destek veren ba?ta Antalya Valili?i ve Konya Büyük?ehir Belediyesi olmak üzere bütün kurum ve gönülda?lara te?ekkür etti.