Bilgi Üretmeyenler, Üretilen Bilginin Takipçi Ve Mahkumu Olur
Diyanet ??leri Ba?kan? Prof. Dr. Ali Erba?, bilgiyi üretmeyenlerin, üretilen bilgilerin takipçisi, hatta mahkumu olmaya devam edeceklerini belirterek, “?slam dünyas? bugün bilim, teknik, t?p, sosyal bilimler, dahas? ilahiyat alan?nda bilgi üretme, bilgiyi güncelleyip de?ere dönü?türme ve hayata k?lavuz yapma konusunda maalesef zaman?n gerisinde kalm??t?r.
05 Mart 2020 - 15:40
Bu mesafeyi telafi etmek durumunday?z. Sahih bilgi zeminini kaybetti?imizde, bilgi üretmeyi ve geli?tirmeyi ihmal etti?imizde; sa?l?kl? dü?ünmeyi, sorunlar? tespit etmeyi ve çözüm üretme imkân?n? da ne yaz?k ki kaybediyoruz” dedi.
?SLAM DO?RU ANLA?ILMALI, DO?RU ANLATILMALI, DO?RU YA?ANMALI
Gaziantep Üniversitesi ?lahiyat Fakültesi taraf?ndan Mavera Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen ve 11 rektör ile 80’e yak?n ilahiyat ve ?slami ilimler fakültesi dekan?n?n kat?l?m?yla gerçekle?en 26. ?lahiyat ve ?slami ?limler Fakülteleri Dekanlar Toplant?s?’nda yapt??? konu?mada, insanl???n ufkunu ?slam’?n ilkeleriyle ayd?nlatma sorumlulu?u ta??yanlar?n ?slam’?n do?ru anla??lmas?, do?ru anlat?lmas? ve ya?anmas? konusunda daha fazla sorumluluk sahibi oldu?una vurgu yapan Diyanet ??leri Ba?kan? Prof. Dr. Ali Erba?, üç boyutlu olarak de?erlendirilebilecek bu sorumlulu?un birincisinin?slam’?n do?ru anla??lmas? konusunda sahih bilginin topluma ula?t?r?lmas? oldu?unu belirterek ?unlar? söyledi: “Bugün, ?slam toplumlar?nda ya?anan terör, tefrika, etnik ve mezhebi farkl?l?klar?n soruna dönü?mesi gibi meselelerde, dinî kavramlar?n tahrif ve istismar edilmesinin ve yanl?? din alg?s?n?n da etkili oldu?u bir gerçektir. Dinin bilgisizli?e ya da sa?lam temellere dayanmayan yakla??mlara terkedilmesinin a??r faturas?n? ve do?ru ?ekilde kar??lanmayan her ihtiyac?n nas?l istismar edildi?ini, bugün daha yak?ndan görmekteyiz. Nitekim FETÖ, DEA? gibi terör örgütleri de bunun aç?k göstergesidir. ?fade etti?imiz üç boyutun ikincisi; ?slam’?n hikmetle, güzel sözle, en uygun yöntemle anlat?lmas?d?r. Merhametle müjdeleyen, hakikatle uyaran, ikna edici bir metotla aç?klayan bir yakla??mla sevdirerek ve nefret ettirmeden ?slam’? anlatmak tebli?in en önemli vasf?d?r. Sosyal gerçeklikleri ve öncelikleri dikkate almayan, kaba, sert ve d??lay?c? bir üslup nebevi metoda da ileti?imin ilkelerine de ayk?r?d?r. Üçüncüsü ise ?slam’?n ya?anan bir hayata ve ahlaka dönü?türülmesidir. Biliyoruz ki ?slam bir hayat dinidir. Kur’an-? Kerim bir hayat kitab?d?r. Bütün peygamberler tevhit inanc?n?n yerle?mesi, adaletin tesisi ve güzel ahlak?n ya?anmas? için mücadele etmi?lerdir. Bugün her Müslüman bu ideal için gayret etmekle mükelleftir. Her üç boyut ile yani do?ru dinî bilginin üretilmesi, en güzel yöntemle topluma sunulmas? ve nebevi bir örneklikle hayata rehberlik edilmesi konusunda en büyük ve temel görev elbette hepimizindir.”
D?N E??T?M? HAYAT ?LE ?Ç?ÇE OLMALI
Ya?anan hayat?, sorunlar?, sosyal sorun ve gerçekleri dikkate almayan bir din anlay???n?n do?al olarak görünmedi?ini, hatta, marjinal alanlar olu?mas?na zemin haz?rlad???n? ifade eden Diyanet ??leri Ba?kan? Prof. Dr. Erba?, bu nedenle din e?itiminin hayatla iç içe olmas? gerekti?ini vurgulad??? konu?mas?n? ?öyle devam ettirdi: “Din e?itimi veren okullardaki gençlerimizin durumlar?n?; toplumun gündemi, de?erleri, ihtiyaç ve beklentileri, din hizmeti ve manevi rehberli?in gerekleri gibi aç?lardan ele almak; din e?itimi ve ö?retimini, hayat? imar eden boyutunun i?levselli?i aç?s?ndan müzakere etmek durumunday?z. Bu itibarla, sadece bilgiyi edinmekle yetinmeyip onu bilince dönü?türerek hayata tatbik eden, üretilen bilgiyi insanl???n hizmetine sunan asil bir anlay??? güçlendirmekle mükellef oldu?umuzun alt?n? çizmek istiyorum. Aksi takdirde, salt bilgi sahibi olmay? vitrine koyan, ö?renilen bilgiyi toplumun hizmetine sunamayan, hayata tatbik edilmedi?i için bilginin hikmet boyutunu kavrayamayan ve nihayetinde insanda bir ?uur ve fark?ndal?k olu?turamayan bir yakla??m?n ?slam’?n bilgi anlay??? ve ahlak?ndan çok uzak oldu?u her türlü izahtan varestedir. Din e?itiminin tezahürünün, güzel ahlak?n ya?anmas?yla mümkün olabilece?i kesinlikle unutulmamal?d?r. Din e?itimi, ayn? zamanda bir dünya tasavvuru ve küresel fark?ndal?k kazand?rmak durumundad?r. Ya?ad??? dünyaya kay?ts?z, ça??na duyars?z, olan bitenden habersiz nesiller tarihin ak???na müdahale edemezler. Dahas?, ça??n?n fark?nda olmayanlar, küresel müdahalelere ve alg? operasyonlar?na aç?k hâle gelirler. Bu sebeple din e?itimi, bireysel dindarl?k ve toplumsal duyarl?l?k yan?nda, küresel fark?ndal?k da kazand?rarak hem bugün hem de gelecek ku?aklar için ilim, hikmet ve marifetle bezenmi? bir dünya kurma idealini de canl? tutmak durumundad?r. Dolay?s?yla, her türlü olumsuzlu?u bir kenara b?rak?p art?k kendimize yeni hedefler koymal? ve çal??malar?m?za odaklanmal?y?z. Zira zaman h?zla geçiyor ve bizim bu do?rultuda kaybedecek tek bir dakikam?z bile yoktur. Tüm bunlar için, ?lahiyat/?slami ?limler fakülteleri, ?mam-Hatip Liseleri ve Diyanet ??leri Ba?kanl??? olarak i?birli?i içinde, e?itim felsefemizi, bilgi üretim metodumuzu ve müfredat?m?z?, insan yeti?tirme model ve mekanizmalar?m?z?, e?itimci kadromuzu, din hizmeti çal??malar?m?z? ve ir?at stratejilerimizi her daim gözden geçirmek ve geli?tirmek durumunday?z.”
E??T?M PROGRAMLARI GÜNCELLENMEL?
?mam-Hatip okullar? ve ?lahiyat/?slami ?limler Fakülteleri, Diyanet ??leri Ba?kanl???’n?n en önemli insan kayna??n? olu?turdu?unu hat?rlatan Prof. Dr. Ali Erba?, nitelikli personel ile kaliteli din hizmeti sunma ba?lam?nda, bu okullardaki e?itimin içeri?i ve mezunlar?n yeterli?i bizim için oldukça önemli oldu?unu dile getirerek sözlerini ?öyle sürdürdü: “Bir program, geçmi?in zengin birikimi, günümüz gerçekleri ve iyi bir gelecek hedefinin birlikte dü?ünülmesi ile mümkündür. Bu itibarla, ö?retim programlar?m?z bu do?rultuda güncellenmeli; teorinin yan?nda staj ve uygulama dersleri ile zenginle?tirilmelidir. Bu noktada, tecrübeli ve yetkin Diyanet personelimizden istifade edilmesinin faydal? olaca??n? dü?ünüyorum. Di?er taraftan, özellikle k?z ö?rencilerimiz; toplumla din e?itimi düzleminde bulu?tu?umuz en önemli müessesemiz olan Kur’an kurslar?nda yani hem yeti?kin hem de 4-6 ya? kurslar?m?zda, ir?at hizmetlerinde ve di?er din hizmeti alanlar?nda staj yapmal?d?r. ?mam-Hatip Lisesi ve ?lahiyat/?slami ?limler Fakültesi ö?rencilerinin din hizmetleri alan?n?, zaman?nda ve do?ru tan?yabilmeleri için vurgulad???m hususlar? oldukça önemsedi?imi tekrar ifade etmek istiyorum.”
N?CEL VE N?TEL BÜYÜME B?RL?KTE OLMALI
Konu?mas?n?n bon bölümünde, ?mam-Hatip okullar? ve ?lahiyat/?slami ?limler Fakültelerinin, nicelik ve nitelik aç?s?ndan arz-talep dengesi do?rultusunda yeniden planlanmas? gerekti?ini vurgulayan Ba?kan Prof. Dr.Erba?, sözlerini ?öyle tamamlad?: “Di?er bir ifadeyle; nicel büyüme, nitel yükselmeyle e? zamanl? ilerlemelidir. Bu çerçevede belirtmeliyim ki, e?itim kurumlar?m?z?n say?, e?itim kadrosu ve ö?renci potansiyeli aç?s?ndan geli?mesi olumlu bir durum olmakla birlikte daha da önemlisi, üretilen bilginin niteli?i, toplumun ve dünyan?n gelece?ine katk?s?d?r. Bunun için de hep beraber, özellikle ya?anan hayat?n sorunlar? ile milletimizin ve insanl???n gelece?ine dair meselelerde daha gerçekçi olmaya, daha cesur yakla??mlarla inisiyatif kullanmaya mecburuz. Bu sebeple söz konusu kurumlar için gerçekçi, ula??labilir, sürdürülebilir ve sonuç al?nabilir hedeflerin belirlenmesi zaruret arz etmektedir.”
?SLAM DÜNYASINDAK? KAVGA ÇOK ÜZÜCÜ
GAÜN Rektörü Prof. Dr. Ali Gür de konu?mas?nda, ?slam Dünyas?’n?n içinde bulundu?u kavgal? durumdan duydu?u üzüntüyü dile getirirken, “Öyle bir dünya dü?ünün ki, buhranlar içerisinde fetret dönemi ya??yor ve o dönemde bir Resul geliyor. Huzur adac?klar? adalet mümessilleri ve dürüstlük timsali olan insanlarla dünyaya yeni bir ???k do?uyor” dedi. Rektör Prof. Dr. Gür, yüzy?llarca bu ?????n sürekli nur saçt???n? ve bir süre sonra bu huzur adac?klar?n?n yerini kaosun ald???n? ifade ederek ?öyle devam etti: “Bu nas?l bir dünya? Eman, ehliyet ve huzur, saadetin temsilcisi olan Müslümanlar bir süre sonra kaosun temsilcisiymi? gibi lanse edilmeye ba?lan?yor. Bir taraftan her ?eyiyle sadece Müslümanlar?n tüm insanl???n mal?, mülkü, can?, dini emniyet alt?nda ve ümmetinin, Müslümanlar?n korumas? alt?nda oldu?u söylendi?i halde, bugün Müslümanlar birbirine ba?kalar?n?n verdi?i kadar zarar veriyor. Burada bir sorun yok mu? Sizler kimlersiniz diye soruldu?unda ‘Biz Müslümanlardan?z’ denildi?inde evet siz Müslümansan?z. ‘Sizden asla zarar gelmez’ diyerek Endonezyalara, Malezyalara, Uzak Do?ulara ticaret ehli ve dürüstlü?üyle giden bir ümmetten bugün asla güvenilmeyen bir toplum alg?s?na nas?l dönü?tük biz?.”
KAVRAM ÜRETEMEYEN MÜSLÜMAN TOPLUM OLU?TU
Konu?mas?n?n devam?nda, özellikle sekülerizm, modernizm k?skac?nda kavramlar?n? yitiren, kavram üretemeyen bir Müslüman toplulu?u olu?tu?unu vurgulayan Prof. Dr. Gür, içinde bulunulan durum ile ilgili ?u de?erlendirmeyi yapt?: “Gençlerimiz inanc?n?, dinini kültürel olarak biliyor. Ancak, muamelat baz?nda ask?ya alm??. Bu gençler bizim gençli?imiz. ??te bu vesilelerle özellikle bat? dünyas?n?n hegemonyas? alt?nda kavramlar?m?z? enjekte ederek, kendi kavramlar?m?z? bize inkar ettirir hale getirdikleri bu dünyada yeniden bir kavram sorgulamas?na ve mümkünse kavramlar?m?z? yeniden s?ms?k? sar?lmaya ihtiyac?m?z var. Bunu yapacak olan da ittifak ve birlik içerisinde Diyanetimiz, ?lahiyatlar?m?z ve Milli E?itimimiz. birlikte yek vücut olarak hareket etmek zorunday?z. Özellikle ?lahiyat fakültelerimiz son zamanlarda çok güzel i?ler yap?yorlar. Diyanet ??leri Ba?kanl???m?z çok harika i?lere imza at?yor. Özellikle kas?tl? ve bilinçli bir ?ekilde devletimizin baz? kurumlar?n?n dini temal? olan kurumlar?m?z?n bilinçli bir ?ekilde y?prat?lmas? asla kabul edilebilir de?ildir. Çünkü ?ah?slar y?pranmaz, y?pranan kurumlard?r. Bu konuda da hepimizin azami derecede bu konuda dikkat etmesi gerekiyor. Bizler ?slam’? ve dini baz? farkl?l?klar? ve fark?ndal?klar? ele?tiri mahiyetinde düzeltmek gibi alg?lad???m?z noktalarda ele?tirinin dozunu kaç?r?nca ba?kalar?na çok büyük malzemeler veriyoruz, sonra da neden bu böyle oldu diyoruz. Önce kurumlar?m?z?n itibar?n? koruyaca??z ki o kurumlar? temsil eden insanlar?n söyleyece?i laflar?n da itibar? olsun. O yüzden bu konuda daha azami, gereksiz tart??malardan uzak yeniden bir misyon üstlenerek Milli E?itimimiz ile birlikte ilkö?retimden itibaren imam hatiplerden ve ilahiyata gelen çocuklar?m?z?n belli bir sistem içerisinde do?ru dini alg?y? kavramalar? laz?m. Bu sadece Türkiye için geçerli de?il. Türkiye olarak e?er biz bunu sa?layabilirsek bize muhtaç olan bir Orta Do?u dünyas? var. Savrulan ve radikalizmin pençesinde birbirini yok eden bir dini anlay???n yeniden ?ekillenmesi gerekiyor. Buna da en fazla yetkisi ve etkisi olabilecek yine Anadolu insan? olan buradaki insanlard?r.”
D?NLE ?LG?L? TARTI?MALAR KAYGAN ZEM?NDE YAPILIYOR
GAÜN Rektör Yard?mc?s? ve ?lahiyat Fakültesi Dekan? Prof. Dr. ?ehmus Demir, günümüz Türkiye’si ve ?slam Dünyas?’nda dini dü?ünce ve dini alg? ile ilgili birçok problem bulundu?unu belirtirken, bu nedenle dinle ilgili tart??malar?n ço?u zaman kaygan bir zemin üzerinde yap?ld???n? ifade etti. Günümüzde ?slam dünyas?n?n neredeyse bir ölüm kal?m mücadelesi içerisinde olmas?, emperyalist i?galler birlik ve beraberli?i, dayan??may? ortadan kald?racak ve yeni sorunlar? do?uracak büyük bir risk ta??d???n? kaydeden Prof. Dr. Demir konu?mas?n?n devam?nda özetle ?unlar? söyledi: “Dini, mezhebi, etnik ve ideolojik fay hatlar?n?n giderek derinle?ti?i bu dünyada tek tipçi ve dayan??mac? ?slami zihniyetlerin yerine empati ve kar??l?kl? tavize dayal? bir uzla?ma kültürü olmazsa olmaz görünmektedir. Bu çerçevede özellikle gençlere yans?tt???m?z dini söylemimizin de ciddi anlamda yetersizlikler içerdi?ini ifade etmek gerekmektedir. Dolay?s?yla dini söylemin imaj, alg? yönetim ve hasar denetimi aç?s?ndan tahlil edilmesi gerekmektedir. Günümüzde ülkemizde dini bilgi ad?na elle tutulur bir ?eyler yaz?l?p çiziliyorsa bunlar?n büyük bir k?sm?n?n arkas?nda ?lahiyat Fakültelerinde üretilen bilginin oldu?u bir gerçektir. Ku?kusuz bu çal??malar?n niteli?i tart??maya aç?kt?r. Toplumumuzda ?lahiyatlarla ilgili alg? genellikle ekranlarda görünen simalar hakk?ndaki kanaatlere dayanmaktad?r.
Bunun sa?l?kl? bir yarg?ya zemin olu?turacak derinlikte oldu?unu söylemek mümkün de?ildir. ?lahiyat fakültelerinin daha iyi bir a?amaya getirilmesi için her türlü ele?tiri elbette dikkate al?nmal? ve de?er görmelidir ancak ilahiyat fakülteleri ve Diyanet ??leri Ba?kanl??? Kurumu hakk?nda alg? operasyonlar? yapma, ayr?m yapmadan kurumlar? genel ithamlarla karalama ve itibars?zla?t?rma iyi niyetli ele?tiriler olarak de?erlendirilemez.”
?SLAM DO?RU ANLA?ILMALI, DO?RU ANLATILMALI, DO?RU YA?ANMALI
Gaziantep Üniversitesi ?lahiyat Fakültesi taraf?ndan Mavera Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen ve 11 rektör ile 80’e yak?n ilahiyat ve ?slami ilimler fakültesi dekan?n?n kat?l?m?yla gerçekle?en 26. ?lahiyat ve ?slami ?limler Fakülteleri Dekanlar Toplant?s?’nda yapt??? konu?mada, insanl???n ufkunu ?slam’?n ilkeleriyle ayd?nlatma sorumlulu?u ta??yanlar?n ?slam’?n do?ru anla??lmas?, do?ru anlat?lmas? ve ya?anmas? konusunda daha fazla sorumluluk sahibi oldu?una vurgu yapan Diyanet ??leri Ba?kan? Prof. Dr. Ali Erba?, üç boyutlu olarak de?erlendirilebilecek bu sorumlulu?un birincisinin?slam’?n do?ru anla??lmas? konusunda sahih bilginin topluma ula?t?r?lmas? oldu?unu belirterek ?unlar? söyledi: “Bugün, ?slam toplumlar?nda ya?anan terör, tefrika, etnik ve mezhebi farkl?l?klar?n soruna dönü?mesi gibi meselelerde, dinî kavramlar?n tahrif ve istismar edilmesinin ve yanl?? din alg?s?n?n da etkili oldu?u bir gerçektir. Dinin bilgisizli?e ya da sa?lam temellere dayanmayan yakla??mlara terkedilmesinin a??r faturas?n? ve do?ru ?ekilde kar??lanmayan her ihtiyac?n nas?l istismar edildi?ini, bugün daha yak?ndan görmekteyiz. Nitekim FETÖ, DEA? gibi terör örgütleri de bunun aç?k göstergesidir. ?fade etti?imiz üç boyutun ikincisi; ?slam’?n hikmetle, güzel sözle, en uygun yöntemle anlat?lmas?d?r. Merhametle müjdeleyen, hakikatle uyaran, ikna edici bir metotla aç?klayan bir yakla??mla sevdirerek ve nefret ettirmeden ?slam’? anlatmak tebli?in en önemli vasf?d?r. Sosyal gerçeklikleri ve öncelikleri dikkate almayan, kaba, sert ve d??lay?c? bir üslup nebevi metoda da ileti?imin ilkelerine de ayk?r?d?r. Üçüncüsü ise ?slam’?n ya?anan bir hayata ve ahlaka dönü?türülmesidir. Biliyoruz ki ?slam bir hayat dinidir. Kur’an-? Kerim bir hayat kitab?d?r. Bütün peygamberler tevhit inanc?n?n yerle?mesi, adaletin tesisi ve güzel ahlak?n ya?anmas? için mücadele etmi?lerdir. Bugün her Müslüman bu ideal için gayret etmekle mükelleftir. Her üç boyut ile yani do?ru dinî bilginin üretilmesi, en güzel yöntemle topluma sunulmas? ve nebevi bir örneklikle hayata rehberlik edilmesi konusunda en büyük ve temel görev elbette hepimizindir.”
D?N E??T?M? HAYAT ?LE ?Ç?ÇE OLMALI
Ya?anan hayat?, sorunlar?, sosyal sorun ve gerçekleri dikkate almayan bir din anlay???n?n do?al olarak görünmedi?ini, hatta, marjinal alanlar olu?mas?na zemin haz?rlad???n? ifade eden Diyanet ??leri Ba?kan? Prof. Dr. Erba?, bu nedenle din e?itiminin hayatla iç içe olmas? gerekti?ini vurgulad??? konu?mas?n? ?öyle devam ettirdi: “Din e?itimi veren okullardaki gençlerimizin durumlar?n?; toplumun gündemi, de?erleri, ihtiyaç ve beklentileri, din hizmeti ve manevi rehberli?in gerekleri gibi aç?lardan ele almak; din e?itimi ve ö?retimini, hayat? imar eden boyutunun i?levselli?i aç?s?ndan müzakere etmek durumunday?z. Bu itibarla, sadece bilgiyi edinmekle yetinmeyip onu bilince dönü?türerek hayata tatbik eden, üretilen bilgiyi insanl???n hizmetine sunan asil bir anlay??? güçlendirmekle mükellef oldu?umuzun alt?n? çizmek istiyorum. Aksi takdirde, salt bilgi sahibi olmay? vitrine koyan, ö?renilen bilgiyi toplumun hizmetine sunamayan, hayata tatbik edilmedi?i için bilginin hikmet boyutunu kavrayamayan ve nihayetinde insanda bir ?uur ve fark?ndal?k olu?turamayan bir yakla??m?n ?slam’?n bilgi anlay??? ve ahlak?ndan çok uzak oldu?u her türlü izahtan varestedir. Din e?itiminin tezahürünün, güzel ahlak?n ya?anmas?yla mümkün olabilece?i kesinlikle unutulmamal?d?r. Din e?itimi, ayn? zamanda bir dünya tasavvuru ve küresel fark?ndal?k kazand?rmak durumundad?r. Ya?ad??? dünyaya kay?ts?z, ça??na duyars?z, olan bitenden habersiz nesiller tarihin ak???na müdahale edemezler. Dahas?, ça??n?n fark?nda olmayanlar, küresel müdahalelere ve alg? operasyonlar?na aç?k hâle gelirler. Bu sebeple din e?itimi, bireysel dindarl?k ve toplumsal duyarl?l?k yan?nda, küresel fark?ndal?k da kazand?rarak hem bugün hem de gelecek ku?aklar için ilim, hikmet ve marifetle bezenmi? bir dünya kurma idealini de canl? tutmak durumundad?r. Dolay?s?yla, her türlü olumsuzlu?u bir kenara b?rak?p art?k kendimize yeni hedefler koymal? ve çal??malar?m?za odaklanmal?y?z. Zira zaman h?zla geçiyor ve bizim bu do?rultuda kaybedecek tek bir dakikam?z bile yoktur. Tüm bunlar için, ?lahiyat/?slami ?limler fakülteleri, ?mam-Hatip Liseleri ve Diyanet ??leri Ba?kanl??? olarak i?birli?i içinde, e?itim felsefemizi, bilgi üretim metodumuzu ve müfredat?m?z?, insan yeti?tirme model ve mekanizmalar?m?z?, e?itimci kadromuzu, din hizmeti çal??malar?m?z? ve ir?at stratejilerimizi her daim gözden geçirmek ve geli?tirmek durumunday?z.”
E??T?M PROGRAMLARI GÜNCELLENMEL?
?mam-Hatip okullar? ve ?lahiyat/?slami ?limler Fakülteleri, Diyanet ??leri Ba?kanl???’n?n en önemli insan kayna??n? olu?turdu?unu hat?rlatan Prof. Dr. Ali Erba?, nitelikli personel ile kaliteli din hizmeti sunma ba?lam?nda, bu okullardaki e?itimin içeri?i ve mezunlar?n yeterli?i bizim için oldukça önemli oldu?unu dile getirerek sözlerini ?öyle sürdürdü: “Bir program, geçmi?in zengin birikimi, günümüz gerçekleri ve iyi bir gelecek hedefinin birlikte dü?ünülmesi ile mümkündür. Bu itibarla, ö?retim programlar?m?z bu do?rultuda güncellenmeli; teorinin yan?nda staj ve uygulama dersleri ile zenginle?tirilmelidir. Bu noktada, tecrübeli ve yetkin Diyanet personelimizden istifade edilmesinin faydal? olaca??n? dü?ünüyorum. Di?er taraftan, özellikle k?z ö?rencilerimiz; toplumla din e?itimi düzleminde bulu?tu?umuz en önemli müessesemiz olan Kur’an kurslar?nda yani hem yeti?kin hem de 4-6 ya? kurslar?m?zda, ir?at hizmetlerinde ve di?er din hizmeti alanlar?nda staj yapmal?d?r. ?mam-Hatip Lisesi ve ?lahiyat/?slami ?limler Fakültesi ö?rencilerinin din hizmetleri alan?n?, zaman?nda ve do?ru tan?yabilmeleri için vurgulad???m hususlar? oldukça önemsedi?imi tekrar ifade etmek istiyorum.”
N?CEL VE N?TEL BÜYÜME B?RL?KTE OLMALI
Konu?mas?n?n bon bölümünde, ?mam-Hatip okullar? ve ?lahiyat/?slami ?limler Fakültelerinin, nicelik ve nitelik aç?s?ndan arz-talep dengesi do?rultusunda yeniden planlanmas? gerekti?ini vurgulayan Ba?kan Prof. Dr.Erba?, sözlerini ?öyle tamamlad?: “Di?er bir ifadeyle; nicel büyüme, nitel yükselmeyle e? zamanl? ilerlemelidir. Bu çerçevede belirtmeliyim ki, e?itim kurumlar?m?z?n say?, e?itim kadrosu ve ö?renci potansiyeli aç?s?ndan geli?mesi olumlu bir durum olmakla birlikte daha da önemlisi, üretilen bilginin niteli?i, toplumun ve dünyan?n gelece?ine katk?s?d?r. Bunun için de hep beraber, özellikle ya?anan hayat?n sorunlar? ile milletimizin ve insanl???n gelece?ine dair meselelerde daha gerçekçi olmaya, daha cesur yakla??mlarla inisiyatif kullanmaya mecburuz. Bu sebeple söz konusu kurumlar için gerçekçi, ula??labilir, sürdürülebilir ve sonuç al?nabilir hedeflerin belirlenmesi zaruret arz etmektedir.”
?SLAM DÜNYASINDAK? KAVGA ÇOK ÜZÜCÜ
GAÜN Rektörü Prof. Dr. Ali Gür de konu?mas?nda, ?slam Dünyas?’n?n içinde bulundu?u kavgal? durumdan duydu?u üzüntüyü dile getirirken, “Öyle bir dünya dü?ünün ki, buhranlar içerisinde fetret dönemi ya??yor ve o dönemde bir Resul geliyor. Huzur adac?klar? adalet mümessilleri ve dürüstlük timsali olan insanlarla dünyaya yeni bir ???k do?uyor” dedi. Rektör Prof. Dr. Gür, yüzy?llarca bu ?????n sürekli nur saçt???n? ve bir süre sonra bu huzur adac?klar?n?n yerini kaosun ald???n? ifade ederek ?öyle devam etti: “Bu nas?l bir dünya? Eman, ehliyet ve huzur, saadetin temsilcisi olan Müslümanlar bir süre sonra kaosun temsilcisiymi? gibi lanse edilmeye ba?lan?yor. Bir taraftan her ?eyiyle sadece Müslümanlar?n tüm insanl???n mal?, mülkü, can?, dini emniyet alt?nda ve ümmetinin, Müslümanlar?n korumas? alt?nda oldu?u söylendi?i halde, bugün Müslümanlar birbirine ba?kalar?n?n verdi?i kadar zarar veriyor. Burada bir sorun yok mu? Sizler kimlersiniz diye soruldu?unda ‘Biz Müslümanlardan?z’ denildi?inde evet siz Müslümansan?z. ‘Sizden asla zarar gelmez’ diyerek Endonezyalara, Malezyalara, Uzak Do?ulara ticaret ehli ve dürüstlü?üyle giden bir ümmetten bugün asla güvenilmeyen bir toplum alg?s?na nas?l dönü?tük biz?.”
KAVRAM ÜRETEMEYEN MÜSLÜMAN TOPLUM OLU?TU
Konu?mas?n?n devam?nda, özellikle sekülerizm, modernizm k?skac?nda kavramlar?n? yitiren, kavram üretemeyen bir Müslüman toplulu?u olu?tu?unu vurgulayan Prof. Dr. Gür, içinde bulunulan durum ile ilgili ?u de?erlendirmeyi yapt?: “Gençlerimiz inanc?n?, dinini kültürel olarak biliyor. Ancak, muamelat baz?nda ask?ya alm??. Bu gençler bizim gençli?imiz. ??te bu vesilelerle özellikle bat? dünyas?n?n hegemonyas? alt?nda kavramlar?m?z? enjekte ederek, kendi kavramlar?m?z? bize inkar ettirir hale getirdikleri bu dünyada yeniden bir kavram sorgulamas?na ve mümkünse kavramlar?m?z? yeniden s?ms?k? sar?lmaya ihtiyac?m?z var. Bunu yapacak olan da ittifak ve birlik içerisinde Diyanetimiz, ?lahiyatlar?m?z ve Milli E?itimimiz. birlikte yek vücut olarak hareket etmek zorunday?z. Özellikle ?lahiyat fakültelerimiz son zamanlarda çok güzel i?ler yap?yorlar. Diyanet ??leri Ba?kanl???m?z çok harika i?lere imza at?yor. Özellikle kas?tl? ve bilinçli bir ?ekilde devletimizin baz? kurumlar?n?n dini temal? olan kurumlar?m?z?n bilinçli bir ?ekilde y?prat?lmas? asla kabul edilebilir de?ildir. Çünkü ?ah?slar y?pranmaz, y?pranan kurumlard?r. Bu konuda da hepimizin azami derecede bu konuda dikkat etmesi gerekiyor. Bizler ?slam’? ve dini baz? farkl?l?klar? ve fark?ndal?klar? ele?tiri mahiyetinde düzeltmek gibi alg?lad???m?z noktalarda ele?tirinin dozunu kaç?r?nca ba?kalar?na çok büyük malzemeler veriyoruz, sonra da neden bu böyle oldu diyoruz. Önce kurumlar?m?z?n itibar?n? koruyaca??z ki o kurumlar? temsil eden insanlar?n söyleyece?i laflar?n da itibar? olsun. O yüzden bu konuda daha azami, gereksiz tart??malardan uzak yeniden bir misyon üstlenerek Milli E?itimimiz ile birlikte ilkö?retimden itibaren imam hatiplerden ve ilahiyata gelen çocuklar?m?z?n belli bir sistem içerisinde do?ru dini alg?y? kavramalar? laz?m. Bu sadece Türkiye için geçerli de?il. Türkiye olarak e?er biz bunu sa?layabilirsek bize muhtaç olan bir Orta Do?u dünyas? var. Savrulan ve radikalizmin pençesinde birbirini yok eden bir dini anlay???n yeniden ?ekillenmesi gerekiyor. Buna da en fazla yetkisi ve etkisi olabilecek yine Anadolu insan? olan buradaki insanlard?r.”
D?NLE ?LG?L? TARTI?MALAR KAYGAN ZEM?NDE YAPILIYOR
GAÜN Rektör Yard?mc?s? ve ?lahiyat Fakültesi Dekan? Prof. Dr. ?ehmus Demir, günümüz Türkiye’si ve ?slam Dünyas?’nda dini dü?ünce ve dini alg? ile ilgili birçok problem bulundu?unu belirtirken, bu nedenle dinle ilgili tart??malar?n ço?u zaman kaygan bir zemin üzerinde yap?ld???n? ifade etti. Günümüzde ?slam dünyas?n?n neredeyse bir ölüm kal?m mücadelesi içerisinde olmas?, emperyalist i?galler birlik ve beraberli?i, dayan??may? ortadan kald?racak ve yeni sorunlar? do?uracak büyük bir risk ta??d???n? kaydeden Prof. Dr. Demir konu?mas?n?n devam?nda özetle ?unlar? söyledi: “Dini, mezhebi, etnik ve ideolojik fay hatlar?n?n giderek derinle?ti?i bu dünyada tek tipçi ve dayan??mac? ?slami zihniyetlerin yerine empati ve kar??l?kl? tavize dayal? bir uzla?ma kültürü olmazsa olmaz görünmektedir. Bu çerçevede özellikle gençlere yans?tt???m?z dini söylemimizin de ciddi anlamda yetersizlikler içerdi?ini ifade etmek gerekmektedir. Dolay?s?yla dini söylemin imaj, alg? yönetim ve hasar denetimi aç?s?ndan tahlil edilmesi gerekmektedir. Günümüzde ülkemizde dini bilgi ad?na elle tutulur bir ?eyler yaz?l?p çiziliyorsa bunlar?n büyük bir k?sm?n?n arkas?nda ?lahiyat Fakültelerinde üretilen bilginin oldu?u bir gerçektir. Ku?kusuz bu çal??malar?n niteli?i tart??maya aç?kt?r. Toplumumuzda ?lahiyatlarla ilgili alg? genellikle ekranlarda görünen simalar hakk?ndaki kanaatlere dayanmaktad?r.
Bunun sa?l?kl? bir yarg?ya zemin olu?turacak derinlikte oldu?unu söylemek mümkün de?ildir. ?lahiyat fakültelerinin daha iyi bir a?amaya getirilmesi için her türlü ele?tiri elbette dikkate al?nmal? ve de?er görmelidir ancak ilahiyat fakülteleri ve Diyanet ??leri Ba?kanl??? Kurumu hakk?nda alg? operasyonlar? yapma, ayr?m yapmadan kurumlar? genel ithamlarla karalama ve itibars?zla?t?rma iyi niyetli ele?tiriler olarak de?erlendirilemez.”







YORUMLAR