?lber Ortayl? 'Fetö Yap?lanmas?...'

Akdeniz Üniversitesi Tasavvuf Ara?t?rmalar? Uygulama ve Ara?t?rma Merkezi'nin düzenledi?i “Hz

?lber Ortayl? 'Fetö Yap?lanmas?...'
08 Temmuz 2019 - 10:41

Akdeniz Üniversitesi Tasavvuf Ara?t?rmalar? Uygulama ve Ara?t?rma Merkezi'nin düzenledi?i “Hz. Muhammed’in Ev Halk?" isimli sempozyuma Prof. Dr. ?lber Ortayl? kat?ld?.


Akdeniz Üniversitesi Tasavvuf Ara?t?rmalar? Uygulama ve Ara?t?rma Merkezi, Elmal? Belediyesi, Akdeniz Kültür E?itim ve ?leti?im Kulübü (AK?K) ve Sinân-? Ümmî Kültür ve Sanat Derne?i taraf?ndan bu y?l 12.si düzenlenen “Hz. Muhammed’in Ev Halk?: Ehl-i Beyt” temal? Elmal?’n?n Canlar? ?rfan ve Sevgi Sempozyumu’na kat?lmak üzere Elmal?’ya gelen Prof. Dr. ?lber Ortayl?, “Ehl-i Beyt” kavram?n?n ortaya ç?k??? ve tarihî geli?im süreciyle ilgili bilgiler verdi.



Kuran? kerimde sadece bir yerde


Kur’ân-? Kerîm’de ehl-i beytin sadece bir yerde zikredildi?ine dikkat çeken Ortayl?, konunun Hadîs-i ?erîflerle ?ekillendi?ini belirtti. “Ehl-i beyt mi üstündür, yoksa evliyâullah m??” ?eklindeki tart??malar? “yersiz ve saçma” olarak niteleyen Prof. Dr. ?lber Ortayl? sözlerine ?öyle devam etti: “Ehl-i beytin içinde Hz. Ali’yi ?ehid edenler var; pencereden gizlice girip Kur’an okurken Hz. Osman’? ?ehid edenler de var. Bunlar tarihî olarak bilinen gerçekler; ama bunlar? münaka?a konusu haline getirmek lüzumsuzdur. Nitekim Türkler, ehl-i beyti mübarek saym??lard?r. Çocuklar?na Yezid ya da Ebu Yezid ismini hiç koymam??lard?r. Bâyezid, kahraman padi?ah?n ad?na izafeten konurdu, ?imdi hiç konmuyor.

Aç?ktan aç??a Muaviye diye bir isim de kullanmam??t?r Türkler. Buna kar??l?k Ali, Fatma, Ay?e, Hasan, Hüseyin, hattâ Hasan Hüseyin ikisi bir arada, Ömer, Ebubekir, Osman, hattâ Ali Osman gibi ay?r?m yapmaks?z?n pek çok isim konulmu?tur. ?lk dönem olaylar?yla ilgili tart??malar olmas?na ra?men Türkler ehl-i beyte her zaman en büyük sayg?y? göstermi?lerdir.”

Evliyalar?n rolü çok büyük


Anadolu’nun Türkle?mesinde Anadolu evliyâlar?n?n rolünün çok büyük oldu?unu, bu sürecin 12., 13. as?rdan ba?layarak 17., 18. asra kadar devam etti?ini hat?rlatan Prof. Dr. Ortayl?, konu?mas?n? ?öyle sürdürdü: “Mutasavv?flar, bu topraklar?n bizim olmas? için öncü birlikler gibi bir i?lev görmekle birlikte, ayn? zamanda bu topraklar?n bizim kalmas?nda da en etkili güç olmu?lard?r. Bizim kültürümüzde ilim, okuma ve yazmadan ziyade sözle, konu?mayla, edebiyatla, dinlemek yoluyla kulaktan elde edilmi? ve Anadolu erenleri arac?l???yla geni? halk kitlelerine kadar ula?abilmi?tir.

Bildi?iniz gibi Hz. Peygamber “ümmî” idi. Sinân-? Ümmî diyoruz, Vâhib-i Ümmî diyoruz. Tabiî bu zâtlar câhil kimselerdi demek de?il bu. Esâsen kendileri hem âlim, hem de ârif ki?iler; ama ilim ö?retmeleri, dille, edebiyatla, ?iirle, sözle, kulaktan vermek ve ezberlemek suretiyle olmu?tur; kitabetle, yazmayla de?il. Yazmak, daha nâdir ve özel kimseler için geçerliydi. ??te Sinân-? Ümmî gibi, Mevlânâ Hz. gibi zâtlar, sohbetleriyle, vaazlar?yla ve söyledikleri nutk-? ?eriflerle geni? kitleler üzerinde etkili olmu?lard?r.

en önemli etken tasavvuf hareketidir.


Bugün hâlâ Vâhib-i Ümmî Hz.’nin, Sinân-? Ümmî Hz.’nin Dîvan’lar?n? okuyoruz; Hz. Mevlânâ’n?n Mesnevî’sini okuyor bütün dünya. Dolay?s?yla edebiyat?m?z?n ve Anadolu’nun Türk yurdu haline gelmesinde en önemli etken tasavvuf hareketidir. Elmal?’n?n içinde bulundu?u Hamid ve Teke yöresinde de durum ayn?d?r. Selçuklular’dan beri dînin yay?lmas? için bat?daki misyonerlik faaliyetleri tarz?nda bir politika hiç olmam??t?r. Dînin yay?lmas? vazifesini hep mutasavv?flar, Anadolu evliyâs? yürütmü?tür. Bu çok önemli bir husustur.”

Din, Tasavvufla Ya?an?r ve Ayakta Kal?r


Tarihteki Kâd?zâleliler – Sivâsîler aras?ndaki tart??malara da dikkat çeken Prof. Dr. ?lber Ortayl? sözlerini ?öyle tamamlad?: “Bu Kâd?zâdeliler, fevkalâde –bugünkü tabirle pek sevmiyorum ama– “fundamantalist / radikal” tipler. Her ?eye bid’at diyen, tasavvufa falan bid’at diyen; ama bir taraftan da her türlü bid’atlar? kendileri uyduran adamlar bunlar. Abdülmecîd-i Sivâsî Hz.’nin bunlara kar??, tarîkatlar ve sûfîlerin ya?am biçimi konusundaki tasavvuf savunusu çok de?erlidir.

Halbuki tasavvufta hep ?eriat esas olmu?tur. Çizgi d???na ç?kanlar? da çe?itli yollarla esasen bizzat ehl-i tasavvuf terbiye etmi?tir. Bunu ehli gayet iyi bilir. Din, tasavvufla ya?an?r ve ayakta kal?r. Bu bütün dinler için geçerlidir asl?nda. Derunî / mânevî yönü olmayan hiçbir din ayakta kalamaz. Tarihte oldu?u gibi bugün de insanlar? tasavvufî ya?am ayakta tutar. Tabiî çok kötü örnekler de ya?and? maalesef, tasavvuf kullan?larak. Ama bunu yapanlar zaten tasavvuf erbab? de?ildiler.

FETÖ YAPILANMASI


Fetö yap?lanmas? meselâ bir tarîkat de?ildir; tasavvufla da alâkalar? yoktur. Bu bir cemaatt?r; bütün dinlerde bu tür sapk?n cemaatler vard?r. Bunlar tarîkata benzeyen, yapma yollar, çakma yöntemler kullanan yap?lard?r. Bunlar tarîkat de?ildir, tasavvuf hiç de?ildir. Yap?lmas? gereken, ilmî yollarla ara?t?rmalar yaparak, i?te bugün Elmal?’da yap?lan Elmal?’n?n Canlar? sempozyumu gibi bu tür çal??malarla do?ruyu ve hakîkati ortaya koymakt?r. Bu vesileyle beni buraya davet eden sempozyum heyetine de te?ekkürlerimi sunuyorum.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum