?nsanlar?n Psikolojik Sorunlar Ya?amas?n?n Temel Sebebi Tasavvufun Hayattan Uzakla?t?r?lmas?d?r
Antalya Mevlevîhânesi ?rfan Meclisi’ne konuk olan Marmara Üniversitesi ?lâhiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dal? Ö?retim Üyesi Prof
Antalya Mevlevîhânesi ?rfan Meclisi’ne konuk olan Marmara Üniversitesi ?lâhiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dal? Ö?retim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Derin, günümüzde insanlar?n psikolojik sorunlar ya?amas?n?n temel sebebinin, tasavvufun hayattan uzakla?t?r?lmas? oldu?u söyledi.
“Hz. Mevlânâ ve Psikolojik Terapi” konulu söyle?isinde Prof. Dr. Süleyman Derin, pozitivizm ve materyalizmin günümüz insan?n? dinden uzakla?t?rd???n? ve bunun sonucu olarak da özellikle bat?da dinin yerini psikolojinin almaya ba?lad???n? vurgulad?. “Psikoloji adeta seküler bir din haline geldi” diyen Derin, ça?da? insan?n ciddî bunal?mlar ya?amakta oldu?una dikkat çekerek ?öyle devam etti: “?nsanlar elbette sorunlar?n?n çözümünü dinde ar?yor; ama bat? insan?na sunulan dinler onun sorunlar?n? çözmekten çok uzak. ?nsan? do?u?tan aslî günah i?lemi? suçlu bir varl?k olarak gören ve insan tabiat?na ayk?r? uygulamalar? bulunan bir din, ona dünya ve ahiret mutlulu?unu nas?l verebilir ki? Ancak bizim dinimiz ?slâm’da insan?n bütün do?al ihtiyaçlar? kar??lanm??t?r. Evlenmek, çoluk çocuk sahibi olmak, ticaret yap?p para kazanmak gibi f?trî gereksinimler bizim dinimizde helâldir. Ama bat?l?lara sunulan din, kendi din adamlar?na ve dindarlar?na bu gibi ?eyleri yasakl?yor. Bu da bat? insan?n?n psikolojik ve ruhî s?k?nt?lar?n? her geçen gün artt?r?yor ve psikoloji seküler bir din olarak ortaya ç?k?yor.”
Bat? ?nsan? Aray?? ?çinde
Bugün bat? insan?n?n ciddî bir aray?? içinde oldu?unu ve arad?klar?n? da Hz. Mevlânâ gibi mutasavv?flarda buldu?unu belirten Prof. Dr. Süleyman Derin, bat?da kurulan Mevlânâ merkezlerinin say?s?n?n gün geçtikçe artt???n? ve Mesnevî’nin bugün bat?da en çok satan kitaplar aras?nda yer ald???n? vurgulad?. Bat?l? psikologlar?n ça?da? insan?n buhran?n?n çözüm yollar?n? Hz. Mevlânâ’n?n eserlerindeki psikolojik tahlillerde buldu?una dikkat çeken Derin, Mesnevî’nin neredeyse her bir hikâyesinin ve beyitlerin pek çok psikolojik tahliller içerdi?ini dile getirerek “Bat?da uygulanan bibliyoterapi yönteminin en temel kayna?? Mesnevî’deki hikâyelerdir. ?nsanlar bu hikâyeleri okuyarak hikâyedeki kahramanlar?n karakterlerinden hareketle do?ruyu ve yanl??? incinmeden ö?reniyorlar ve herhangi bir psikolojik tehdit hissetmeden terapi oluyorlar. Ama maalesef ülkemizdeki ço?u ayd?n da Hz. Mevlânâ’y? bat?l? yazarlardan tan?yor. Asl?nda bu çok üzücü ve utan?lacak bir durumdur” dedi.
Bat?l?lar?n, önceleri insanlar?n seviyesini matematiksel zekâlar?na, IQ’lar?na göre ölçtüklerini vurgulayan Derin, sonralar? IQ’su yüksek olman?n hayatta ba?ar?l? say?lmak için yeterli olmad???n?, bunun yan?nda sab?rl? olmak, cömert olmak, merhametli olmak gibi erdemlerin de bir insan?n seviyesini belirlemede önem arz etti?ini anlad?klar?n? dile getirerek sözlerini ?öyle sürdürdü: “Yani daha sonra duygusal zekây?, EQ’yu ke?fettiler. Tak?m ruhu var m?, arkada?lar?na kar?? sayg?l? m?, yard?mla?ma ve fedakârl?k duygusu var m? vb. gibi duygusal yap?lar?na göre insanlar?n seviyelerini belirlediler. Daha sonra bakt?lar ki bu da tam do?ru sonucu vermiyor; bu kez ruhsal zekây?, SQ’yu ke?fettiler. Yani hayat?n amac? nedir, insan bu dünyaya niçin geldi, ruh beden için ne ifade eder, hayat bittikten sonra ne olacak gibi sorular? çözebilen zekân?n, insan?n de?erini belirledi?i fark ettiler. Ama Hz. Mevlânâ ve di?er mutasavv?flar, bunlar?n çok daha ilerisini as?rlar öncesinde çoktan ke?fetmi?lerdi.”
Tasavvufun, her ?eyden önce insan?n hayvanî ve nefsânî dürtülerini denetledi?ini ve onun zarar?na olan huylar? terbiye edip yarar?na olanlar? güçlendirdi?ini söyleyen Prof. Dr. Süleyman Derin, “Bugün bat?l?lar, insan?n kendi zevki pe?inde ko?tukça o kadar mutsuz oldu?unu yeni ke?fettiler. Oysa bunu Hz. Mevlânâ ve di?er mutasavv?flar yüzy?llar önce biliyorlard? ve insan e?itiminde buna göre nefsi terbiye yöntemleri geli?tirmi?lerdi. Tasavvuftaki az yemek, az uyumak, az konu?mak, az ile yetinmek gibi maddî zevkleri olabildi?ince azaltma ilkesi, insan? ba?kalar?na ve ba?ka varl?klara faydal? bir ki?ili?e büründürür” dedi.
Kad?na ?iddet, Sald?rganl?k ve Narsizmin Sebebi
Tasavvufun bir ba?ka ilkesinin de insan?n sald?rganl?k ve intikam alma dürtüsünü denetlemesi oldu?una dikkat çeken Derin konu?mas?n? ?öyle tamamlad?: “E?er mânevî terbiye kurumlar?m?z olan tasavvuf ve tekkeler bizim insan?m?z?n hayat?ndan çekilip al?nmasayd?, bugün ya?anan kad?na ?iddet, hayvanlara eziyet, cinayetler, i?kenceler gibi sald?rganl?k ve ?iddet olaylar? bu kadar artmazd?.
Tarihî kaynaklardan ö?rendi?imize göre Osmanl?lar zaman?nda ortalama her bin ki?iye bir tekke dü?üyordu. ?nsanlar buralarda terapi görüyorlar, buralarda insan olurlard?. Tekkelerde önce sabretmek ve affetmek ö?retilirdi; ba?kalar?n? aldatmamak, kand?rmamak, hile yapmamak, tuzak kurmamak ö?retilirdi. Kendi egonu yenip ba?kalar?na faydal? olma ahlâk? yerle?tirilirdi. Tasavvuf hayattan uzakla?t?r?ld??? için narsizm, günümüzün en yayg?n hastal??? haline geldi. Yani kendine taparcas?na kendini be?enme duygusu ve kibir, insanlar?n hem kendilerini mutsuz ediyor, hem de ba?kalar?n?. ??te ço?u psikolojik sorun, hep tasavvufun hayat?m?zdan çekilip al?nmas?ndan dolay? ya?anmaktad?r.”







YORUMLAR