MCBÜ'den “96. Y?ldönümünde Cumhuriyet” Paneli

Cumhuriyetimizin TBMM taraf?ndan ilan edili?inin 96

MCBÜ'den “96. Y?ldönümünde Cumhuriyet” Paneli
31 Ekim 2019 - 11:45

Cumhuriyetimizin TBMM taraf?ndan ilan edili?inin 96. y?ldönümü nedeniyle, Manisa Celal Bayar Üniversitesi taraf?ndan düzenlenen “96. Y?ldönümünde Cumhuriyet” konulu panel, 30 Ekim 2019 tarihinde MCBÜ Prof. Ümit Do?ay Ar?nç Kültür Merkezinde gerçekle?tirildi.


Panele MCBÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ataç, Rektör Yard?mc?s? Prof. Dr. Mustafa Kazaz, MCBÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan? Prof. Dr. Yüksel Abal?, MCBÜ Sa?l?k Bilimleri Fakültesi Dekan? Prof. Dr. Ali Kilimcio?lu, MCBÜ Hasan Ferdi Turgutlu Teknoloji Fakültesi Dekan? Prof. Dr. Nevzat Onat, ö?retim üyeleri ve ö?renciler kat?ld?.


MCBÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan? Prof. Dr. Nurettin Gülmez, paneli Atatürk’ün “Gelecek ku?aklar?n, Türkiye’de Cumhuriyetin ilan? günü ona en ac?mas?zca hücum edenlerin ba??nda, Cumhuriyetçiyim iddias?nda bulunanlar?n yer ald???n? görerek ?a??racaklar?n? asla sanmay?n?z! Tam tersine, Türkiye’nin ayd?n ve cumhuriyetçi çocuklar?, böyle cumhuriyetçi geçinmi? olanlar?n gerçek dü?ünü? biçimlerini çözümleme ve belirlemede hiç de tereddüde dü?meyeceklerdir” sözleriyle ba?latt?.

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü ö?retim üyesi Prof. Dr. Hasan Mert “Türk Halk? Cumhuriyete Yatk?nd?r” ba?l?kl? konu?mas?nda, “28 Ekim ak?am? ç?kan hükümet bunal?m? üzerine Mustafa Kemal Pa?a meclisteki arkada?lar?n? ça??r?yor ve onlara ‘Yar?n cumhuriyeti ilan edece?iz.” diyor ?eklinde bir dü?ünce hâkim ve böyle yaz?l?yor. Acaba konu bu kadar basit mi? Yani 28 ak?am? yatt?k ve 29’unda cumhuriyete uyand?k. Türk halk? bunu bu kadar çabuk nas?l kabullendi? Elbette bunun Türk halk?n?n karakteriyle, geçmi?iyle, tarihiyle çok yak?ndan ba?lar? vard?r. Tarihteki hiçbir olay bir anda var olmad??? gibi bir anda da yok olmaz, bir olay?n sonucu di?erinin sebebi olur.

Cumhuriyetin de?i?meyen iki temel unsuru vard?r; biri s?n?fs?z toplum, ikincisi de seçim özelli?idir. Türk insan?n?n karakterine bakt???m?zda, bunlar?n ikisini de tarih boyunca görmek mümkündür. Avrupa’ya bakt???n?z zaman toplum katmanlara ayr?lm??t?r ve bu eskiden beri böyledir. Asiller, ruhbanlar, köleler gibi alta do?ru iner. Tarihe de lordlar, dükler, baronlar gibi çe?itli unvanlarla yans?m??t?r. Türk tarihinde böyle unvanlar söz konusu de?ildir. Bütün bu tarihi geçmi? içerisinde bir ki?i farkl?d?r o da hakan, padi?ah veya sultand?r. Örne?in Osmanl? toplumunun klasik döneminde en basit bir çiftçinin o?lu kabiliyeti ve bilgisi sayesinde gelebilece?i en yüksek makama ula?abilme imkân?na sahiptir. Osmanl? sistemi buna olanak veriyordu veya bunun tersi olarak e?er bir vezir-i azam?n o?lu kabiliyetsizse hiçbir ?ey olamazd?.

Seçim bahsine gelirsek, bugün en geli?mi? ülkeler olarak tan?mlanan ABD, ?ngiltere veya Almanya’y? baz alal?m. ABD’de iki ba?kan aday? ç?k?yor. Cumhuriyetçiler ve demokratlar. ?ngiltere’ye dönelim Muhafazakâr Parti, ??çi Partisi. Almanya’da Hristiyan Demokratlar ve Ye?iller. Osmanl?da taht?n kaç tane aday? vard?? Kaç tane erkek evlat var ise o kadar. Onlar aras?nda bir mücadele olacak, o mücadeleden kazanan ç?kacak. Ayr?ca yeniçeriler, sipahiler, ulema, vezirler ve harem de büyük söz sahibiydi. Güç odaklar? belli bir aday? destekleyerek onu tahta ç?karabiliyordu ya da tam tersi indirebiliyorlard?.

Atatürk, 19 May?s 1919’da Samsun’a ç?k?yor. General Mustafa Kemal, Anafartalar kahraman? Mustafa Kemal. Anadolu onu öyle tan?yor. ‘?ngiliz’i orada denize döktüm, yine dökerim.’ diyor. Cesur, adil ve feraset sahibi. Erzurum’da kongre ba?kan?, Sivas’ta kongre ba?kan?, Ankara’da meclis ba?kan?, ard?ndan da 29 Ekim 1923’te Cumhurba?kan? oluyor.

Hiçbir olayda tesadüfe yer yoktur. Hepsi Türk insan?n?n zihniyetindeki liderini seçme ve yönetime etki etme özelliklerinin bir tezahürüdür. Dolay?s?yla Türkiye, 29 Ekim 1923’ten itibaren 1040’ta kurdu?u hanedanl?k dönemini geride b?rakm??, yeni bir sürece ba?lam??t?r” diye konu?tu.

Bal?kesir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü ö?retim üyesi Prof. Dr. Zeki Çevik, “Cumhuriyet ve Demokrasi” ba?l?kl? konu?mas?nda, “Cumhuriyet Arapça’dan geçmi? bir kelimedir. Cumhur, yani halk idaresi anlam?na gelir. Bat?da da ayn? ?ekilde Latince’den geçmi? Respublica, yani kamuya ait demektir.

Cumhuriyetin en belirgin özelli?i, seçimin olmas?d?r. Eski ça?larda Roma Cumhuriyeti, Ortaça?da da çe?itli isimler alt?nda birçok ?talyan Cumhuriyetleri vard?r. Fakat bunlara Aristokratik, Oligar?ik Cumhuriyet diyoruz, çünkü herkes seçime girmiyordu. Onlar?n hukuk sistemine göre, Ortaça?da kendilerine cumhuriyet diyen ?talyan ?ehir Devletleri de, Eski Roma’da da bu sistemden halk?n tamam? de?il, sadece asiller faydalan?yordu. Asiller kendi yöneticilerini seçiyorlard?.

19. ve 20. Yüzy?la do?ru geldi?imizde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birli?i, Bulgaristan Halk Cumhuriyeti ve Çin Halk Cumhuriyeti gibi tek parti ile yönetilen, ancak kendisine cumhuriyet diyen devletler vard?r. Bu ülkelerde polis bask?s?yla birçok haklar?n ve hürriyetlerin k?s?tland???, üretim araçlar?n?n devletin elinde oldu?u, özel mülkiyetin yasak oldu?u otoriter ve bask?c? bir yönetim söz konusudur. Bu yönetim modelini ancak Totaliter Cumhuriyet modeline sokabiliriz.

Bir ba?ka model de belirli bir din s?n?f?n?n hâkim oldu?u ve yine kendilerine cumhuriyet diyen Vatikan Cumhuriyeti ve ?ran ?slam Cumhuriyeti gibi ülkelerde vard?r. Bu ülkelerde belirli bir din s?n?f? hâkimdir. Büyükelçileri, bakanlar?, parlamentolar?; papaz, kardinal ya da molla gibi din temsilcilerinden olu?ur. Bu modele de Teokratik Cumhuriyet modeli diyoruz.

Birçok Bat? ülkesinin ve Atatürk’ün model olarak ald??? Demokratik Cumhuriyet’tir. Demokrasi, halk?n yönetimi, halk?n gücü anlam?na gelir. Demokrasi, birçok haklar ve hürriyetler manzumesi olan bir rejimin ad?d?r. Demokrasi bir devlet ?ekli de?ildir. Me?rutiyette de Cumhuriyette de uygulan?r. Dünyada ?ngiltere, Belçika, Japonya gibi me?ruti idarelerin oldu?u yerlerde de uygulan?r. Demokratik Cumhuriyet modeli, Atatürk’ümüzün Türkiye’ye öngördü?ü bir modeldir. Atatürk’ün bununla ilgili, “Demokrasi prensiplerinin en asrî ve en mant?kî tatbikini temin eden hükümet ?ekli Cumhuriyettir.” diye çok veciz bir sözü vard?r. Atatürk’ün özlemi ve hedefi demokratik bir cumhuriyettir” dedi.

MCBÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü ö?retim üyesi Doç. Dr. Nejdet Bilgi ise “Cumhuriyetin Getirdikleri” ba?l?kl? konu?mas?nda, “Getirdi?iniz ?eyi uygulayacak insand?r. E?er insan?n muhtevas? bunlar? uygulamaya muktedir de?ilse, uygulamak istedi?iniz sistem ne kadar mükemmel olursa olsun, çok iyi sonuçlar alamayabilirsiniz. E?er ça??n?n her türlü bilgi ve donan?m?na sahip insanlar yeti?tirmi?seniz, kötü de olsa hukuki ya da siyasal kurallar?, mükemmel olanlardan daha iyi uygulayabilirsiniz. Örne?in ?ngiltere’de krall?k vard?r ama pek çok cumhuriyetten çok daha iyi fiili bir cumhuriyet söz konusudur. Kimse ?ngiltere’de kraliçe var ama despotluk hâkim demiyor. Irak’ta, Suriye’de, ?ran’da cumhuriyet var, ancak kimse orada demokrasi ve cumhuriyet oldu?una inanm?yor. Dolay?s?yla sistemleri sihirli de?nek gibi görmemek gerekir.

Osmanl?’da 18. Yüzy?ldan itibaren, sistemin krize girmesiyle birlikte biz hep bir sihirli de?nek pe?inde olmu?uz. Tazminat, Me?rutiyet, hep sihirli de?nek gibi görülmü?. Oysa hiçbir güzel ?ey emek vermeksizin, al?n teri dökmeksizin, iyi niyetli olmaks?z?n olumlu bir sonuç vermiyor. Ama kötülükler sâridir, bula??c?d?r, yani kendili?inden yay?l?r.

Bizim cumhuriyete geçi?imiz, 23 Nisan 1920’de TBMM’nin aç?lmas? ile ba?lad?. 29 Ekim 1923’te, cumhuriyetin ilan edili?i ile do?an bir çocu?a ad verilmi?tir. Bizde cumhuriyete yatk?nl?k vard?r ama ilan edilmesi, bunun formülasyonunu getirmi?tir. Atatürk, cumhuriyeti getirmi?tir ve cumhuriyetin babas?d?r.

Bu ülkede demokrasiden anla??lan en temel odaklardan biri, seçim ve parlamento mekanizmas?d?r. Atatürk, bunlar?n varl???n? hiçbir ?artta göz ard? etmemi?tir. Cephede sava? devam ederken bile, parlamentoyu kapatmay? dü?ünmemi?tir. Atatürk, demokrasinin temel kurumlar?n?n ya?amas?na, onlar?n sayg?n birer kurum olarak varl?klar?n? sürdürmesine büyük katk? sa?lam??t?r.

Cumhuriyetin ilan? ile birlikte ba??ms?z bir parlamentodan söz edebiliyoruz. Öyle ki 1924 Anayasas?n?n görü?meleri s?ras?nda bir grup milletvekili, Cumhurba?kan?na anayasay? fesih yetkisi vermek istiyor. Fakat Atatürk’e en yak?n isimler, “Bugün Mustafa Kemal Atatürk Cumhurba?kan? olabilir ama her zaman böyle bir iyi niyetle bu yetkiyi Cumhurba?kan?na veremeyiz” diyerek itiraz ediyorlar ve Atatürk de bu öneriyi kabul ediyor.

Milli Egemenlikte sistemin en ba??ndaki ismi, halk seçimle belirliyor. Buna müdahaleler olabilir, mutlak anlamda adil ya da demokratik bir seçim de gerçekle?memi? olabilir, fakat nihayetinde mekanizma böyle i?liyor. Bunu iyi i?letmek; iyi niyete, insan kalitesine ve niteli?ine ba?l?d?r. Bizde saltanat ve hilafet kurumu vazgeçilmez ve her ?eye kadir bir kurum olarak görülmü?tür ki o yüzden de ele?tirilmemi?tir. Ama iktidar sahiplerinin ele?tirilmesi, ele?tirilebilmesi ve de?i?tirilebilmesi laz?md?r. Cumhuriyet bunu ortadan kald?r?r ve en üst makamdaki ki?iyi bile de?i?tirme yetkisini halka verir. Toplumsal yap? olarak biz bunu kabullendik. Bu Cumhuriyetin getirdiklerinden birisidir. Bu zamanla geli?ti ve daha da geli?iyor. Ya?ad???m?z her olumsuz olay, bize demokrasinin k?ymetini daha iyi anlat?yor. Bu da bize cumhuriyetin kazand?rd?klar?ndand?r. Demokratik kurumlar?n da demokrasi kadar önemli oldu?unu, her gün daha iyi idrak ediyoruz. ??te bu da bize cumhuriyetin bir getirisidir.

Atatürk’ün kurdu?u cumhuriyeti e?er daha iyiye götürmek istiyorsak, elimizden geleni yapmam?z gerekiyor. ?yi niyetle ve gayretle çal??mam?z gerekiyor. Herkes kendi alan?nda yetkin olursa ve nitelikli insan haline gelirse, ülkenin siyasal yönetim biçiminin de daha iyi olaca??ndan ku?kunuz olmas?n” diye konu?tu.

Prof. Dr. Nurettin Gülmez, paneli Atatürk’ün ?u sözleriyle sonland?rd?: “Benim için bir tek hedef vard?r: cumhuriyet hedefi. Bu hedefe eri?ebilmek için; belirli yolda yürüyen arkada?lar?n ba?ar?l? olmas? için, ba?vurulan do?ru yolda, namuslu yolda çok çal??mak ve etkin olmak gerekir. Arkada?lar, benden kay?rma beklememelidir. Hepiniz benim gözümde de?erli, yüksek karde?lersiniz. Ama hepinize gösterdi?im hedef, kutsal bir hedeftir. Hanginiz daha güzel yollarla, ba?ar?larla oraya eri?irseniz onu takdir edece?im, alk??layaca??m. Benden kay?rma ve tarafgirlik beklemeyiniz. Adam olanlar, insan olanlar, fikirleri olanlar, yüksek idealleri olanlar, de?erlerini göstersinler. Benim size karde?çe söyleyece?im ?ey budur.”

Panelin sonda MCBÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ataç taraf?ndan; Prof. Dr. Nurettin Gülmez, Prof. Dr. Hasan Mert, Prof. Dr. Zeki Çevik ve Doç. Dr. Nejdet Bilgi’ye te?ekkür belgesi ve çiçek takdim edildi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum