Sadece Siyasî Bir Dil, K?l?ç Darbesiyle Problemleri Çözece?ini Söyler
“Sadece siyasî bir dil, k?l?ç darbesiyle problemleri çözece?ini söyler
24 Nisan 2019 - 13:51
“Sadece siyasî bir dil, k?l?ç darbesiyle problemleri çözece?ini söyler. ?lmin böyle bir teklifi yoktur. ?lim, bir çaba ve süreçtir.”
Geçti?imiz haftalarda ?ehir ?S?F Kulübü, ?smail Kara ile Müslüman Kalarak Avrupal? Olmak adl? kitab?n?n tahlilini gerçekle?tirdi. Fatih Do?an etkinlikten notlar?n? aktard?.
?smail Kara, Türkiye’de ?slamc?l?k dü?üncesinin meselelerini ilim dünyas?n?n gündemine ?srarla ta??yan, ça?da? ?slam dü?üncesi metinleriyle do?rudan temas kurarak tahlil ve tenkidi aç?s?ndan son derece de?erli kitaplar telif eden çok k?ymetli bir ilim adam?.
?S?F Kulübü de buna binaen geçen seneki Cumhuriyet Türkiyesi’nde Bir Mesele Olarak ?slam 1 kitab?n?n tahlilinin ard?ndan, ?smail Kara ile bu y?l da Müslüman Kalarak Avrupal? Olmak kitab?n?n tahlilini gerçekle?tirdi.
Ziyadesiyle istifade etti?imiz oturumda ?smail Kara, ça?da? ?slam dü?üncesinin kapsam?ndan bahisle söze ba?lad?. Ça?da? ?slam dü?üncesi, yeni bir ?slam yorumu teklif etti?i için geni? manada bütün ilahiyat alanlar?n? ilgilendirirken; ?slamc?lar tarih, siyaset, felsefe, sosyoloji alanlar?nda da kalem oynatmaktan geri durmad??? için sosyal bilimlerle de yak?ndan ilgiliydi.
Hoca, bahsetti?i “yeni ?slam yorumu”nun iki kanal üzerinden kuruldu?unu söyledi: Kaynaklara dönü? fikri ve modern Avrupa fikriyat?na do?ru aç?lma dü?üncesi.
?lk kanal olan kaynaklara dönü? hareketinin ?slam’?n ilk kaynaklar?yla do?rudan bir ileti?im kurma ve Müslümanlar? o kaynaklara yak?nla?t?rma iddias? ilk ba?ta masum gözükebilir. Ancak hoca, ?slamc?lar?n yeni bir ?slam tarihi ve siyer yorumu aray???nda olmalar?n?n as?l amac?n?n, Müslümanlar?n ba?ar?s?zl???n? tarihe yüklemek oldu?unu söyledi. Esas?nda burada yap?lan, ?slam tarih tecrübesinin zay?flat?larak büyük oranda atlanmak ve devre d??? b?rak?lmak istenmesiydi.
Hocan?n söz etti?i ikinci kanal ise, modern Avrupa fikriyat?na do?ru aç?lma dü?üncesiydi. ?smail hoca, bu kanal?n kaynaklara dönü? fikri kadar öne ç?kmamakla birlikte asl?nda yeni bir Avrupa yorumu teklif etti?ini vurgulad?. Bu iki kanal aras?ndaki en belirgin fark, ikincinin ilki kadar kolay i?letilememesiydi. Bu iki kanal farkl? gibi gözükse de ayn? kafa taraf?ndan i?letildi?i için, ister istemez ikisi aras?nda irtibat kaç?n?lmaz oluyordu. Hoca, bu iki kanal?n birlikte hareket etti?inin mutlaka hesaba kat?lmas? gerekti?ini tekrar vurgulad?.
Müslümanlar, hem r?zâ-y? Bârî’ye daha muvaf?k bir ?slam, hem de modern Avrupa’ya uyum talebinde bulunuyor, tarih de bu yüzden tasfiye ediliyor. “Müslüman kalarak Avrupal? olmak” da bu havuzun ortak problemlerine i?aret ediyor. Peki, bu ikisi birbirine z?t, birbiriyle çeli?en ?eyler mi, yoksa birbiriyle uyumlu ve birbirini çeken ?eyler mi?
Hoca, bu ikisi aras?ndaki z?tl?k hususunda felsefî düzey ile hissiyât düzeyi aras?nda ayr?m yap?lmas? gerekti?ini ?u cümlelerle ifade etti: “Felsefî düzeyde z?tl?k oldu?unu rahatl?kla söyleyebiliriz. Modern bilim ile din aras?nda çok ciddi bir kar??tl?k ili?kisi var. Yumu?ak bir ?ekilde ifade edersek “mesafe” var, sert bir ?ekilde ifade edersek “kar??tl?k” var. Ancak bu z?tl?k ili?kisi bütün kademelerde böyle i?lemiyor. ?kisi aras?ndaki z?tl?k ili?kisinin, fiilî düzeyde bir uyum ili?kisine do?ru hareket etti?ini görüyoruz. Bunlar?n toplum taraf?ndan anla??lmas? büyük ölçüde hissiyât düzeyinde oluyor. Kimse modern bilim ile din aras?nda z?tl?k olmas?n? istemez.”
Hoca bu noktada hissiyât?n önemli oldu?unu, ancak yolumuza yaln?zca onunla devam edemeyece?imizi söyledi. ?lim ehlinin pay?na, meseleleri felsefî düzeyde ciddi bir ?ekilde ele almak dü?üyordu.
Bu oturumdan akl?n?zda ne kald? diye sorulursa, cevab?m?z muhtemelen bu meselelerin farkl? kademelerle ele al?nmas? gerekti?i olurdu. Zira hoca, Müslüman kalarak Avrupal? olma iddias?n?n toplumun istisnas?z her kademesinde farkl? mertebelerle gidip gelinen bir çizgi oldu?unun üzerinde durdu: “Vatanda? da, ulema da bu çizgide gidip geliyor. ?nsanlar?n Müslüman kalmaktan ne anlad??? konusunda da, Avrupal? olmaktan ne anlad??? konusunda da farkl? kademeler var. Ama bu iki unsurun birlikte var olageldi?ini görmek laz?m. ?slam dünyas?n?n yak?n tarihinin entelektüel problemleri, bu iki unsurun aras?nda cereyan ediyor ve uzun bir tarihin içinden bugüne geliyor. Öncelikle zihnimizde bu netli?e kavu?mam?z laz?m ama bu netlik çilingir gibi her ?eyi çözmez, meselelerde a?a??ya indikçe birçok çal??ma yapmam?z gerekti?ini görürüz.”
?smail hoca, sözü ?slamc?lar?n yeni ?slam yorumu ve bu yorumun üzerine kuruldu?u iki kanaldan al?p yava? yava? meselelerin nas?l anla??lmas? ve çal???lmas? gerekti?ine getirdi. Ça?da? ?slam dü?üncesi de her dü?ünce gibi kavramlar üzerinden tart???larak geli?iyordu. Bu itibarla, “Müslüman kalarak Avrupal? olmak” bir çat? olup bu çat?n?n alt?nda yüzlerce kavramla u?ra?mak gerekmekteydi.
Kat?l?mc?lardan biri, kitapta da bahsi geçti?i üzere, birkaç dalga halinde gerçekle?en tercüme hareketleri sebebiyle, Said Halim Pa?a ve Zahid el-Kevserî gibi kendi topraklar?m?z?n ?slamc?l???yla kopan ba?lar?m?z?n tekrar nas?l kurulabilece?ine dair bir soru yöneltti. Hoca ?öyle yan?t verdi: “Bu sadece ?slamc?l?k için de?il, ilim ve fikir hareketlerinin tamam? için geçerlidir. Yani Türkiye’deki Türkçülük ve solculuk da kendi topraklar?ndan ne?et eden fikirlerine dönemedi.
Dönmesi gerekmez miydi? Fakat olmad?, ba? kurulamad?.” Hoca kendisinin bu amaca matuf olarak Türkiye’de ?slamc?l?k Dü?üncesi ad?yla üç ciltlik bir antoloji haz?rlad???n? ancak üzerinden 35 y?l geçmesine ra?men bunun yeni çal??malara ne düzeyde zemin haz?rlad???n?n bir soru i?areti oldu?unu söyledi. Di?er iki fikir hareketinde ise böyle bir çaban?n bile olmad???n? da ekledi. Sözlerine ?öyle devam etti: “?limlerin süreklilik kurmas? gerek. Ancak ülkemizde Osmanl?ca gündemi yok. Osmanl?ca bilmeden Ahmed Cevdet Pa?a’ya nüfuz edemezsiniz. Bizde ise bunun psikolojik ihtiyac? duyulmuyor, insanlar?n kendi gelene?iyle irtibat kurmak gibi bir derdi yok. Zahid el-Kevserî’ye, kendi topraklar?m?za ancak böyle dönebiliriz.”
Bir soru ise, bu meselelerin 200 y?ld?r tart???ld??? ama pratikte bir ?eyin de?i?medi?i ve bunun sebebi ile ilgiliydi. Hocan?n bu konuda verdi?i cevap da doyurucuydu: “Konu?tu?umuz sorular 200 y?ll?k ve asl?nda bunlara cevap da verilmi?. Ama cevaplar?n kapasitesi yeterli de?il. Yoksa biz bugün burada bu insanlar?n cevaplar?n? konu?uyoruz. Sadece siyasî bir dil, k?l?ç darbesiyle problemleri çözece?ini söyler. Siyaset, ‘yar?n gelip problemleri çözece?iz’ der, ama çözer mi? ?lmin böyle bir teklifi yoktur.
?lim, bir çaba ve süreçtir. Bu problemler bir ki?inin ilmî ve fikrî çabas?yla da çözülemez. Çözüldü diyelim, bu problemlere verilen cevab? anlayan, kabul eden, prati?e döken ve sürdüren insanlar?n, nesillerin olmas? gerekiyor. Bir çiçekle bahar gelmez, ba?ka çiçeklerin ve devaml?l???n olmas? laz?m. Türkiye’de her dönemde büyük insanlar yeti?mi? ama devaml?l?k yok, çünkü kurumlar yok.”







YORUMLAR